Anasayfa » Hakkımızda » Temel Felsefemiz » Köprü Grubunun Temel Felsefesi

Köprü Grubunun Temel Felsefesi

Bilgiye dayalı düşünce sistemiyle ülke meselelerinin çözümüne yönelik alternatif çözüm önerileri geliştirmek, toplumsal faydayı hedefleyen bu fikir ve projeleri rasyonel yollarla topluma duyurmak ve daha iyi yaşanabilir bir Türkiye’nin oluşmasına katkı sağlamak,

Çalışkanlığı, düşünmeyi ve üretmeyi, ürettiğini topluma sunmayı kendi geleceği için vazgeçilmez gören, ortak bir akılla-ortak hedeflere koşan, mili ve manevi reflekslere, etik değerlere sahip, nitelikli, çağdaş, girişimci, yenilikçi, birleştirici yepyeni bir gençlik anlayışını “Güçlü ve Lider Ülke Türkiye” ideali için kitlesel bir harekete dönüştürerek öncü bir sivil toplum örgütü olmak,

Medeniyetler kurmuş bir tarihin mirasçıları olarak, mevcut dünya sisteminin adil ve insani olmayan medeniyet anlayışının iflas ettiğinin sözcülüğünü yaparak, kendi siyasi ve fikri dünyamızın dinamiklerinden beslenen Alternatif bir Medeniyet Projesini hem bu coğrafya, hem de tüm insanlık için ortaya koymak ve böylece ülkemizi de içine alacak şekilde geniş bir coğrafyanın bağımsızlığını ve tüm değerler manzumesini tehdit eden her türlü anlayışa karşı “birlikte hareket etme” idealini gerçekleştirmektir.

Köprü Grubu’nun üstenmiş olduğu misyon, geçmişin asil ve yüksek medeniyetlerini oluşturan İslam toplumunun ana karakterlerini özümsemek, geçmişimizi anlamak, geçmiş medeniyet tecrübelerinden ve birikimlerinden istifade ederek günümüz topluluklarına çağdaş bilimsel değerleri esas alarak projeler üretmektir.

Ülkemizin bulunduğu coğrafyada büyük medeniyetler ve devletler kurulmuştur. Bu bölgedeki kurulmuş devletler, dünya devletleri üzerinde etkin olmuşlar ve yönetmişlerdir. Köprü Grubu bulunduğu topraklardan kökenini almış bir gruptur.

Bizlerin ataları, Orta Asya ve ön Asya’dan bu topraklara gelerek, bu topraklarda yaşayan insanlarla kaynaşmış İslam dinini benimsemiş güzel ve gurur duyulacak işler yapmış insanlardır. Selçuklu ve Osmanlı devletlerini kurmuş bunları bölgede etkin imparatorluklar haline getirmiş olan atalarımız temel değer olarak milli ve manevi değeri esas almış, zengin, medeni ve kültürel değerlere sahip devletler kurmuş, bu devletleri yönetmiş, büyük medeniyetler oluşturmuştur.

Geçmişte; fen, matematik, tıp, zooloji, astroloji, felsefe ve botanik alanında büyük bilim adamları yetiştirmiş, bu bilim adamaları yaptıkları büyük keşifler neticesinde yüzyıllarca batı medeniyetlerine kaynak teşkil etmiştir. Ortaçağın karanlık ortamında, engizisyon kıskacında kıvranan batı medeniyetine adil ve büyük bir uygarlık olarak örnek oluşturmuştur. Bu toprakların insanları ne zamanki kendilerini, benliklerini oluşturan değerleri terk etmişler, o zaman batının sömürgeci uluslarının güdümüne girmişlerdir.

Biz, geçmişimizde büyük medeniyetler kurmuş milletimizin tarihi köklerinden beslenerek ulu bir çınar olmayı kökümüzü geçmişimizden alarak yapraklarımızla geleceğe yönelmeyi , çağdaş ve gelişmiş bilimsel olanaklardan faydalanarak beslenip güçlenmeyi amaçlamaktayız. Unutmayınız ki; Geçmişi olmayan toplulukların geleceği de olmaz. Fırtınalara değil, hafif esen rüzgarlara da dayanmaz. Geçmiş bu toplumun kökleridir.

Kökler ne kadar sağlam ve güçlü ise bu toplum o kadar güçlü olur.

Cevapla